Swift

Eminem'in 2Pac'a Yazdığı Hürmet ve Övgü Mektubu [Türkçe Çeviri]






Not: Bu hafta içinde Papermag dergisinde yayınlanacağını söylediğimiz mektup bu. Yeni bir mektup yani. 

İlk kez Tupac’ı Digital Underground’la yaptığı “I Get Around” şarkısındaki verse’ü ile duymuştum. O zamanlar ya 18 yaşındaydım bilemedin 19. Ne düşündüğümü iyi hatırlıyorum “Bu da kim?” demiştim. Göze çarpan birisiydi.  Daha ilk kez duymuştum. Onun aldığım ilk albümü 2Pacalypse Now’dı. “Brenda’s Got a Baby” videosunu gördüm ve “Hassiktir lan!” dediğimi hatırlıyorum. “Me Against the World”de kendi performansının zirvesindeydi. Başarıya açtı. Ne istediğini biliyor, nasıl olmak istediğini, nasıl bir müzik oluşturmak istediğini, her şeyi biliyordu. Galiba birisi gelip "Bana klasik olmuş bir hip hop albümü göster." dediğinde en önce bu albümü havaya kaldırırdım.

Tupac bazı şeyleri diğer birçok rapçiden daha ötede yapıyordu, daha ileri seviyeye ulaşıyordu. Hislerini, müziğine ve sözlerine olabildiğinde aktarıyordu. Birçok insan bana "Pac'ı hissediyorsun" diyor ve bu kesinlikle doğru. Gittiği yolda bir dahiydi, hangi sözü hangi beatin üzerine konuşlandıracağını çok iyi biliyordu. Sözlerini beatin hangi parçasına nasıl yerleştireceğini ve sözlerinde duygularını nerede, nasıl göstereceğini biliyordu. Bu da şarkının içine girmenizi ve sözlerindeki hissiyatı anlamanızı sağlıyordu. Mesela, If I Die 2Nite şarkısını dinleyin. Müziğini önemli ve kaçınılmaz konular üzerine yapıyordu. Eğer bu üzüntü dolu bir şarkıysa sizi ağlatmalıdır, öyle değil mi? Ama Pac'ın birbirinden farklı bir çok yönü bulunuyordu: Bıkkınlık, kızgınlık, saldırganlık, iyi zaman geçirme.. Onun ruhu bana hitap ediyordu. Hayatında neler yaşadığını biliyorsunuz, özellikle Me Against The World albümünü yayınladığı sıralarda. Acısını her açıdan hissedebiliyorsunuz; ne zaman mutlu olduğunu, ne zaman üzgün olduğunu. Onun yeteneği, insanların yaşadıklarına dokunabilmesiydi, bu gerçekten inanılmazdı. Klasik hiphop albümlerini karşılaştırırken Me Against The World'ü hemen hemen her şeye rakip olarak sunabilirim

Okuduğum okulda, arkadaşlarla bol bol farklı rapçileri dinler ve onlardan bir şeyler öğrenirdik, yani rapçileri ders gibi çalışırdık. N.W.A.'den tut Public Enemy'ye, Big Daddy Kane'den tut Kool G Rap'e, Rakim'den Special Ed'ye kadar. Her birinden bir şeyler kapmaya çalışırdık. Ama Tupac, bana bir şarkıyı nasıl onu gerçekten hissederek yapabileceğimi öğreten ilk rapçi olmuştu. 

Bir şeylerden örnekler, kesitler verdiğinde bunu gerçekten inanılmaz derecede iyi yapıyordu. Şarkılarında ve röportajlarında buna rastlanıyordu. 
Annesi Afeni Shakur, bana Tupac'ın Loyal to the Game albümünün prodüktörlüğü için izin verdiğinde, ona bunun için bir teşekkür mektubu yazmıştım. Bunu 18-19 yaşlarındaki Marshall'a söylemeniz, onun böyle bir işi yapabileceğinin gerçek olduğunu kabul ettirmeniz imkansız bir şeydi. Bu gerçekten hayatımdaki en önemli ve mutlu olduğum anlardan biriydi.

O çok yönlü birisi, - mesela bir şarkısında moda giremediysen, onun senin için başka bir şeyi illa ki olurdu. Çok geniş bir perspektife sahipti ve pek çok farklı yönü olan birisiydi. Ama hepsinden öte onun hakkında en iyi olan şey şu ki, o bir 'insan' idi. Bunu görmene izin verirdi. Onun röportajlarda hep büyülenirdim ben, izlerken "Yo, bu adamın her bir dediği doğru!" deyip dururdum. Ve mesela bir röportajda onu ters köşeye düşürecek zor bir soru sorduklarında bile müthiş bir cevap verir. Bu inanılmaz bir şey. Kelimenin her yönüyle o bir süperstardı. Keşke onunla tanışabilseydim. Onunla buluşup takılabilmeyi isterdim. 


Çeviri: Emin Demircan (twitter.com/NomadCRY   facebook.com/NomadCRY1
            Mert Yıldız (twitter.com/plzcek                    facebook.com/plzcek)
           
            

Belki bunları beğenebilirsin

0 yorum